Sözle Fotoğraflar 14 – Avrupa 2/4

T. abi fotoğrafa baktı. 1890’larda çekilmişti. Eli bastonlu, kasketli, yaşlıca bir adam, yanındaki köpekle karşı sahil yönünde duruyordu. Kendi oturduğu banka yakın bir noktada. O yöne doğru dikkatle baktı. Seyredip geçtiği, görmediği Yuşa Tepesini ve kuzeyindeki kaleyi gördü.

Ertesi gün ilk vapurla Anadolu Kavağı’na geçti. Vapurun alt katının en arkasında iki kadın sessizce denize bakıyordu. Mavi elbiseli olanın elinde küçük siyah bir kutu vardı. Yolun yarısında kutuyu yavaşça açtı. İçindekileri pervanenin oluşturduğu beyaz köpüklerin içine bıraktı. T. abi kadınların yüzlerini göremiyordu. Yine konuşmadılar.

Vapurdan inince otobüsle Yuşa tepesine çıktı. Küçük minareli, küçük ve şirin caminin yanındaki on yedi metrelik mezarın etrafında yürüyenlere katıldı. Avludaki yazıyı okudu:

“ Yuşa tepesi Boğaziçinde en yüksek tepedir…Burası tarihin ilk dönemlerinden itibaren kutsal bir yer olarak kabul edilmiş ve çeşitli uygarlıklar burada kendi dinlerinin mabet ve tapınaklarını inşa etmişlerdir…Osmanlı döneminde… bu tepeye Sadrazam Yirmisekiz  Çelebizade Mehmet Sait Paşa tarafından 1755 tarihinde bir mescit yaptırılmıştır…Yuşa Hazretlerinin metrelerce uzunluğundaki mezarı, çok eski inançlarda, dağların zirvesinde yaşadığı kabul edilen ‘devlerin’ başka bir inançla kaynaştırılması şeklinde de anlaşılabilir…Zira bu tepenin bir adı da ‘Dev Dağı’dır…”

Yuşa tepesinden karşı sahile baktı. Fotoğraftaki adamın durduğu yeri buldu. Tepenin altlarına doğru görülen taşların bir Bizans kilisesinin kalıntıları olduğunu öğrendi.

Anadolu Kavağına dönünce Yoros kalesine giden dik yokuşu çıktı. Kalenin duvarlarındaki zarif haçları, harfleri ve şekilleri gördü.

Boğaz  burada Karadeniz’e başka hiçbir noktasında olmayan muhteşem bir açılış yapıyordu.

Tekrar sahile döndü. Turistik eşya satan dükkandaki kadınla konuştu. Tezgahın üstünde açık duran çok büyük bir Kuran’dan her gün bir cüz okuyordu. Dükkandaki turistlerin çoğu Avrupalıydı.

Midillili Ali Reis Camii’nin önünden geçerken duyduğu seslere kulak verdi. Camide üç kişi birlikte ilahi okuyordu. Başka kimse yoktu. Sesleri dokunaklı ve güzeldi. Onları uzun uzun dinledi.

Karşı sahile son vapurla dönerken güneş batıyordu.

Advertisements
This entry was posted in Sözle Fotoğraflar and tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s