Bir Zamanlar Sarıyer’de

Sarıyerliler arasında Sarı Er (Baba) türbesini bilenler azdır. Rahip Sarıyan’ı bilenler ise yoktur denebilir.

Türbedeki yazıdan:*

“ Istanbul şehrinin güzel semtlerinden biridir Sarıyer. Istanbul’un fethine katılmış olan Sarı Er Hazretlerinin bu mevkide bulunması ve bu semtte ahirete göç etmiş olması buranın Sarı Er adı ile anılmasına sebep olmuştur. Ancak buranın sakinleri Sarı Er’i zamanla Sarıyer’e çevirmişler ve Sarıyer diye meşhur olmuştur. Asıl adı meçhul olan bu mutlu askerin türbesi Hamam Sokak’tadır. Kabrinin bulunduğu mahale üç katlı bir bina yapılmıştır. Sokağa bakan türbe yeşil demir parmaklıklıdır.Türbe Sarı Er Hazretlerinin kabir taşını barındırmaktadır.”

“İstanbul Tarihi – VII. Asırda İstanbul” adlı kitaptan.**

“ Sarıyar’daki Ermenilerin ihtida etmelerinin sebebi, Keğam Kirkoryan’ın (Sevan), Büyükdere Ermeni Kilisesi’nin Tarihi’nde etraflıca anlatılmıştır. ( İstanbul, 1948, s. 23-27). İşbu kaynağa göre, oranın ihtiyarları bu vakayı şu şekilde açıklamışlardır. Rumeli Kavağı’ndaki Kabakçıbaşı yeniçerilerinden biri, günün birinde Sarıyar çarşısında alışveriş yaparken, bir Ermeni dükkancıyı tokatlar, o da öfkelenerek onu öldürür. Bunun üzerine Yeniçeriler, Ermeni mahallesine ve kilisesine hücüm ederler. Bu sırada kilisenin vaizi Rahip Sarıyan, kaçarak Patrikhane’ye sığınır. Az sonra, Ermenilerin dostu olan bir yeniçeri, o gece yeniçerilerin oradaki Ermenileri öldüreceklerini haber verir. Bunun üzerine köyün Ermeni ihtiyarları, Yeniçeri Ağası’na müracaat ederler. O da Ermenileri korumak için, İslamiyeti kabul etmelerini şart koşar. Onlar da canlarını kurtarmak için işbu teklifi kabul etmeğe mecbur kalırlar. Birkaç gün sonra, keyfiyetten  habersiz olan Rahip Sarıyan köye giderek, ihtida eden Ermenilerin eski dinlerine dönmelerine çalışır. Bunu işitenler onu ağır şekilde yaralarlar. O da İslamiyeti kabul ederse de, aldığı yaralardan kurtulamıyarak vefat eder. Onu çarşıdaki hamamın yanına gömerler. Mezarı Sarı Baba Tekkesi adıyla bir ziyaretgah olmuştur. Kanaatımızca, Sarıyar adı, işbu rahibin soyadından ileri gelmiştir.”

———————————————

* Türbedeki yazıda belirtilen kaynaklar: Gürel, Şevket; İstanbul Evliyaları, İstanbul 1998, s. 250. Ünver, Prof. Dr. A. Süheyl; İstanbul’un Mutlu Askerleri ve Şehit Olanlar, Ankara 1976, s. 102.

** Eremya Çelebi Kömürciyan, İstanbul Tarihi – XVII. Asırda İstanbul, Tercüme ve tahşiye eden: Hrand D. Andreasyan, Yeni notlarla yayıma hazırlayan: Kevork Pamukciyan, İstanbul, 1988, s. 268.

Ayrıca: Elmon Hançer, Boğaziçi Ermeni Cemaati ve Kiliseleri, Geçmişten Günümüze Boğaziçi, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi, 2008, s. 275-277.

Advertisements
This entry was posted in Benzerlikler, Tarih and tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s