Sözle Fotoğraflar 11 – Brown (Kahverengi)

Küçük bir yaştayken olmalıydı ki, Brown’la tam olarak ne zaman, nerede, nasıl karşılaştığını hatırlamıyordu. Adını ve hayal meyal de olsa birisinin Brown’ı sokağa yürüyüşe çıkardıktan sonra bir odaya kilitlediğini ise hatırlıyordu.

A. köpeklerden korkardı. Kuyruklarını sallamalarının dostluk ifadesi olduğunu, korkunun kokusunu duyduklarını,  peşinize size refakat etmek için takılabileceklerini, kendilerine emanet edilen bebek arabalarına kol kanat gerebileceklerini, ölen sahiplerinin mezarlarından ayrılmayabileceklerini öğrenmişti. Sokak köpeklerinin ciddi, makul, mütefekkir ve filozof olarak anatıldığını* okumuştu.  Sokaklardaki zorlu hayat yerine sıcak yuvalarda yaşamaları gerektiğini de düşünmeye başlamıştı. Ama yine de köpeklerden korkuyordu.

En çok korktuğu köpek,  peşine belli etmemeye çalışarak takılan, Brown’a benzettiği kahverengi bir sokak köpeğiydi. Bu Brown, diğer köpeklerle birlikte çete reisi olarak otomobilleri havlayarak kovalamış, kapısı kilitli bir bahçenin parmaklıkları arkasındaki  siyah bir köpeğin yanı başında  çok zaman geçirmişti.

Brown yaşlandıkça daha az dolaşmaya başladı. A.’nın peşine takılmayı bıraktı. Daha çok otobüs duraklarında veya sığınabileceği başka yerlerde görüldü. Başını öne doğru uzatıp yere yapıştırıyor, öyle yatıyordu. Yüzünde, adı sadece rengi olmamalı, başka bir ad olmalı dedirten tuhaf bir ifade olurdu.

A., Brown’ı durakta yatarken görünce bir kaç defa yolun karşı tarafındaki, bir kere de aynı durakta oturup ona bakmıştı. Yavaş yavaş giden Brown’ı belli etmemeye çalışarak uzaktan izlediği de oldu.

 Bir gün, onu yine uzaktan izlerken Brown ilk defa mahallelerinin sınırının dışına çıktı. A. daha çok yaklaşarak peşinden gitti. Sonra iyice yaklaştı. Hemen arkasından yürümeye başladı. Artık iyice uzaklardaydılar… Brown birden durdu. Başını çevirdi. A.’ya baktı. A. da durmuştu. Ona bakıyordu.

A.’nın ağzından “Mahzun Yüzlü Şövalye Brown” kelimeleri dökülüverdi.

Kahverengi şövalye, başını önüne eğdi, ağır ağır yürümeye devam etti.

Brown’ı  bir daha gören olmadı.

* Claude Farrére, Türklerin Manevi Gücü, Istanbul.

Advertisements
This entry was posted in Sözle Fotoğraflar and tagged , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s