Sözle Fotoğraflar 5 – Saati Tersten Takmak

B.’nin arkadaşlarına anlattığı bir muzipliği, bir de arzusu vardı. Otobüse saatini tersten takıp binmek; saati öğrenmek isteyen diğer yolcuları şaşırtmak için. Ve metal, küçük bir içki matarasına sahip olmak. Artık kolaylıkla bulunabilen mataralar o yıllarda ancak başka ülkelerden gelebiliyordu.

Eczacılığa çırak olarak başlamıştı. Eczacı olup küçük bir eczane sahibi oldu. Beyaz gömlek giyip, ne çantası olduğu pek belli olmayan çantasıyla  iğne, pansuman yapmak için gittiği evlerde ne yapıp edip bir iki saat kalır, uzun uzun anlatacak bir şeyler bulurdu.

Yeğeni ile birlikte onun  kazandığı bir ikramiyeyle İngiltere’ye maç seyretmeye gitmiş,  bir matara edinemeden dönmüştü. Abisi ve yengesiyle aynı binada oturuyordu. Küçük dairesinde kurduğu müzik sistemine de  (80’li yılların sistemi) sözü mutlaka getirirdi evlerdeki sohbetlerinde.

Bir gün evinden ayrıldı. Kırk yaşlarının sonunda olmalıydı. Eczanesini kapattı. Abisiyle arasının açıldığını, aynı zamanda işlerinin de kötüleştiğini söyleyenler olmuştu.

Aradan epeyi bir zaman geçti. B.’yi tekrar görmeye başladık. Eskiden tanıdığı bir hanımın Anadolu yakasındaki evinde kalıyordu.  Her sabah erkenden, çok uzun bir otobüs yolculuğu ile bu tarafa geldi. Eski yardımcısının aynı yerde yeniden açtığı eczane aracılığıyla ev ziyaretlerine gitti. Buralarda deniz gören bir ev bulacaklarını, evleneceklerini, bir kızı olmasını istediğini anlattı. Daha sonra, hanımın ayrılmak istediğini öğrendik.

Bir gün hanım arkadaşı evde değilken önce eczaneye uğradı. Sonra iki şişe konyak aldı. Denizin çok uzaktan biraz göründüğü camın önündeki koltuğa oturdu. Üçüncü bardağa gelince, küçükken gördüğü bir film sahnesini yeniden görmeye başladı. Beyazlar içinde bir adamla, siyahlar içinde, beyaz eldivenli elleriyle haleler oluşturan birisi, çok az ışıklı büyük bir odada birbirinden uzakta dans ediyordu. Siyah olan yaklaşırken, bir şiir hatırladı: “Hepiniz öleceksiniz! Tanrı katına çıkacaksınız utanmadan! Ruhlarınız koyup kaçacak sizi! Topraklara gömüleceksiniz. Kurtlar, böcekler, solucanlar, sevinçle saldıracak üstünüze, elleriniz bomboş kalacak, Kimse bakmayacak resminize…”

Önce kelime-i şahadeti sonra dindar olmadığını düşündü. Güçlükle divana uzandı. Saatini çıkardı. Ters çevirdi. Tekrar tersten koluna taktı.

Advertisements
This entry was posted in Sözle Fotoğraflar and tagged , , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s